Gerçeklerden Haberdar Olun
İstanbul
Açık
17°
Ara

Cengizhan Kaya ile zamanı aşan satırlar

YAYINLAMA:
Cengizhan Kaya ile zamanı aşan satırlar

ÖZLEM DALGA: GAZETECİLİKTEN ÇEVRE TEKNOLOJİLERİ GİRİŞİMCİLİĞİNE UZANAN ÇOK YÖNLÜ BİR KARİYER

Gazetecilik, iletişim, kurumsal yöneticilik ve girişimcilik deneyimini sürdürülebilirlik ekseninde buluşturan Özlem Dalga, çevre teknolojileri alanındaki çalışmalarıyla dikkat çekiyor. Kariyerine ekonomi ve iş dünyası gazeteciliğiyle başlayan Dalga, uluslararası şirketlerde edindiği yöneticilik deneyimini girişimcilik vizyonuyla birleştirerek farklı bir alana yöneldi.

CNBC-e, Habertürk, Dünya ve Bloomberg HT gibi medya kuruluşlarında ekonomi ve iş dünyası alanlarında görev yapan Özlem Dalga, Bloomberg HT’nin kuruluş döneminde de yer aldı. Uluslararası ekonomi gündemini takip eden yayın çalışmalarında bulunan Dalga, medya alanında edindiği iletişim ve analiz deneyimini daha sonra kurumsal dünyaya taşıdı.

Philip Morris International (PMI) bünyesinde yeni ürünlerin pazara sunulması, pazara erişim stratejileri ve pazara giriş süreçlerinde görev alan Dalga, ardından DFDS’de Akdeniz Bölgesi Pazarlama İş Ortağı ve İletişim Müdürü olarak görev aldı. Bu süreçte pazarlama, marka konumlandırma, uluslararası taşımacılık ve lojistik alanlarında ticari gelişim çalışmalarını yürüttü.

Kariyerindeki bu birikimin ardından yönünü ecopreneurship olarak tanımlanan çevre odaklı girişimciliğe çeviren Özlem Dalga, bugün çalışmalarını sürdürülebilirlik, çevre teknolojileri, iklim finansmanı ve yeşil dönüşüm başlıklarında sürdürüyor.

Dalga’nın kurucusu olduğu DengeSende, sürdürülebilirlik ve iş dünyası odağında yayın yapan bir medya platformu olarak öne çıkıyor. İklim değişikliği, karbon piyasaları, yeşil dönüşüm, sürdürülebilir finans, çevre teknolojileri, enerji ve döngüsel ekonomi gibi güncel başlıkların ele alındığı platform, çevre teknolojileri sektörünün gelişmelerini ve gündemini takip eden bir iletişim ağı oluşturmayı hedefliyor.

Özlem Dalga aynı zamanda Green Gold Foundation Yönetim Kurulu üyesi olarak çevre teknolojileri, karbon piyasaları, iklim finansmanı, doğa temelli çözümler ve Afrika’daki REDD+ projeleri üzerine uluslararası çalışmalar yürütüyor. CILT Türkiye üyesi olan Dalga, medya ve iletişim deneyimini kurumsal yönetim, iş geliştirme ve sürdürülebilirlik alanlarındaki birikimiyle bir araya getiriyor.

Çalışma tarzındaki özgünlüğü, çok yönlü deneyimi, geliştirdiği projeleri, güçlü iletişim becerisi ve sürdürülebilirlik alanındaki vizyonuyla dikkat çeken Özlem Dalga, teknoloji ve girişimciliğin çevresel dönüşümde daha etkin bir rol üstlenmesi gerektiğine inanıyor. Çevre teknolojileri geliştiren girişimlerin önünü açmayı ve Türkiye’nin sürdürülebilir teknoloji ekosisteminin uluslararası bağlantılarını güçlendirmeyi hedefleyen Dalga, pozitif enerjisi, güçlü iletişimi ve kendine özgü duruşuyla iş dünyasında farklı bir profil ortaya koyuyor.

Gazetecilikten uluslararası şirket yöneticiliğine, oradan çevre teknolojileri girişimciliğine uzanan kariyeri, Özlem Dalga’nın farklı alanlardaki deneyimleri ortak bir vizyon etrafında buluşturduğunu gösteriyor. Evli ve bir çocuk annesi olan Dalga, çalışmalarını sürdürülebilir bir gelecek için teknoloji, iletişim ve girişimciliği bir araya getirme hedefiyle sürdürüyor.

TÜRK ROCK MÜZİĞİNDE ÜRETKEN VE ÖZGÜN BİR ŞARKI YAZARI: CENGİZ TÜRK

Söz yazarı, besteci ve yorumcu kimliğiyle öne çıkan Cengiz Türk, kendi kaleminden dökülen şarkıları ve farklı müzikal formlardaki üretkenliğiyle müzik dünyasındaki yükselişini sürdürüyor. Hem derin duygusal temaları işleyen akustik, rock ve pop altyapılı şarkıları hem de kitleleri harekete geçiren coşkulu besteleriyle dinleyici kitlesini hızla büyüten sanatçı, medya kanallarının merceğine girmeyi hak eden istikrarlı bir kariyere sahip.

Müzikal Yolculuk ve Kilometre Taşları

1988–1994 yılları arasında kaleme alıp bestelediği eserlerini, 2021 yılında yayımladığı 'Sensizim' adlı teklisiyle ilk kez profesyonel müzik dünyasına taşıyan Cengiz Türk, bu güçlü başlangıcın ardından üretim ivmesini hızla artırdı. 2024 yılında dinleyiciyle buluşturduğu 'Gitme' albümü, onun çok yönlü 'şarkıcı ve şarkı yazarı' kimliğini kanıtladığı bir mihenk taşı oldu. Bu özel projede Eser Taşkıran ve Meltem Taşkıran gibi usta müzisyenlerle kurduğu sinerji, sanatçının müzikal evrenine yepyeni bir derinlik ve vizyon kazandırdı. Üretim dinamizmini her geçen gün artıran sanatçı, yeni eserlerini müzikseverlerle buluşturmaya hız kesmeden devam ediyor.

Cengiz Türk, 2025 ve 2026 yıllarında ardı ardına yayımladığı teklilerle müzik listelerinde kalıcı bir yer edindi. Söz ve müziği tamamen kendisine ait olan eserlerde kendi hikayesini samimi bir dille aktarmayı seçti. Aranjör Serdar Seçme'nin düzenlemeleriyle hayat bulan ve 2025'te büyük ilgi gören "İkimizin Yerine"nin yanı sıra; "Sürem Doldu", "Sana Aitim", "Yok Yok", “Özledim” ve "Ayrılığın Gölgesi" gibi çalışmalar, ayrılık, aşk ve yüzleşme temalarını güçlü melodilerle harmanladı. Üretme ve yayınlama süreci durmadan devam etmektedir.

Sadece Bir Rock Sanatçısı Değil: Marşlar ve Ortak Sesler

Sanatçının müzikal yelpazesi yalnızca rock ve melankoli ile sınırlı kalmadı. Toplumsal coşkuyu ve takım ruhunu yansıtan projelere de imza atarak çok yönlülüğünü gösterdi. "Zafer Parolamız", "Tek Ses Tek Yürek" ve "Fenerbahçe Geliyor" gibi marş formundaki eserleriyle geniş kitlelerin ve taraftar gruplarının heyecanına ortak oldu.

Neden Cengiz Türk? (Radyo, TV ve Basın İçin Odak Noktaları)

•             Bağımsız Üretim Gücü: Şarkılarının söz ve bestesini kendisi yaparak müzik piyasasında özgün ve samimi kalmayı başarıyor. 

•             Geniş Müzikal Yelpaze: Hem akustik-duygusal tekliler üretebiliyor hem de coşkulu marşlarla stadyum ruhunu yakalayabiliyor.

•             Sürekli Dinamizm: Son iki yıl içinde yayımladığı 10’a yakın tekli ve albüm projesiyle sektörün en üretken isimlerinden biri konumunda.

Yeni projeleri ve besteleri üzerinde çalışmaya devam eden Cengiz Türk, yenilikçi aranjmanları ve yüreğe dokunan sözleriyle hem dinleyicilerden hem de müzik eleştirmenlerinden tam not almaya aday. 

İletişim ve Dijital Varlık

Sanatçının tüm eserleri ("Gitme" albümü, "İkimizin Yerine", "Sürem Doldu", “Özledim”, “Yok Yok”, “Ayrılığın Gölgesi”, "Sana Aitim" ve diğer tekliler) Spotify, Apple Music, YouTube Music başta olmak üzere tüm dijital platformlarda yayındadır.

EMRAH ÇALIŞKAN’DAN DUYGUSAL BİR ŞARKI: “BİRAZ DAHA KAL”

Emrah Çalışkan, sözleri kendisine ait olan “Biraz Daha Kal” adlı yeni şarkısıyla dinleyicileri geçmiş, özlem, kırgınlık ve sevgi üzerine duygusal bir yolculuğa çıkarıyor. Eserin aranje, mix ve mastering çalışmaları @Pianoofficial tarafından gerçekleştirildi.

“Biraz Daha Kal”, bir ilişkide yıllar içinde biriken sessizlikleri, aynı hayatı paylaşırken yaşanan uzaklaşmayı ve geride kalan anıların insanın içinde yaşamaya devam etmesini anlatıyor. Şarkının sözlerinde eski bir fotoğraf, soğuyan bir çay, bir koku ve yıllar önce dinlenen şarkılar üzerinden geçmişe yapılan göndermeler dikkat çekiyor.

Şarkının merkezinde yer alan “Kal, biraz daha kal” sözleri ise eserin temel duygusunu oluşturuyor. Sevilen kişinin gitmemesi, bir an daha yanında kalması ve zamanın birlikte geçirilen anları tüketmemesi için yapılan çağrı, yalın ve samimi bir anlatımla aktarılıyor. “Bu gece bize dar” ve “Sen yanımda ol, gerisi yalan” sözleri de şarkının özlem ve bağlılık duygusunu güçlendiriyor.

Çalışkan’ın kaleme aldığı eser, yalnızca bir ayrılık hikâyesine odaklanmıyor. Geçmişte yaşananların zaman geçtikçe farklı anlamlar kazanmasını da anlatıyor. “Bazı güzel günler, yaşarken anlaşılmaz” sözü, şarkının geçmişe bakışını özetleyen ifadelerden biri olarak öne çıkıyor.

Şarkının ilerleyen bölümünde ise kırgınlıkların geride bırakılması ve yaşananların kalpte sessizce saklanması anlatılıyor. Suçlamak yerine kabullenmeyi seçen anlatıcı, geçmişte yaşananları bir yük olarak değil, hayatın bir parçası olarak taşıyor. Bu yönüyle “Biraz Daha Kal”, dinleyicinin kendi geçmişinden izler bulabileceği bir anlatı ortaya koyuyor.

Emrah Çalışkan’ın yeni çalışması “Biraz Daha Kal”, YouTube ve Spotify başta olmak üzere dijital platformlarda dinleyicilerle buluşuyor.

YouTube: https://www.youtube.com/watch?v=umQ33SenUcA

Spotify: https://open.spotify.com/track/62e87hcQjJKxld0BJviJdB?si=n6lfOGCoT-2rAtUALlKM9Q&utm_source=copy-link

Instagram: https://www.instagram.com/kuafor.ec?stkn=MWxybHBnaW9wbXF6ag%3D%3D&utm_source=qr

TikTok: https://www.tiktok.com/@emrahcaliskan02?_r=1&_t=ZS-9AFBqAeKgx2

ENES SARAÇ’TAN KALEMİN GÜCÜYLE SOSYAL MESAJLAR TAŞIYAN ESERLER

Antalya’nın Alanya ilçesinde 1998 yılının mart ayında Büro Yönetimi ve Yönetici Asistanlığı ön lisans bölümünden mezun olan Enes Saraç, yazarlık serüvenine hiç planlamadığı bir anda aldığı ani bir kararla adım attı. Kitap yazma düşüncesi daha önce hayatında yer almayan Saraç, bu kararın ardından kalemini eline alarak kendine özgü bir edebiyat yolculuğunun kapılarını araladı.

İlk kitabını “Gerçek Aşk” adıyla kaleme alan Enes Saraç, eserinin daha sonra isim değişikliğiyle “Aşka Hasret” adını aldığını ifade ediyor. Yazarın ikinci kitabı ise Türk dünyasının önemli meselelerinden birine odaklanan “Bir Doğu Türkistan Destanı” oldu. Saraç, nasip olması halinde üçüncü kitabını da tamamlamak istediğini ve sonrasında yeni bir kitap yazmayı düşünmediğini belirtiyor.

Saraç’ın yazarlık anlayışının merkezinde ise sosyal mesaj bulunuyor. Kitapların yalnızca kurgu dünyasından ibaret olmaması gerektiğini savunan yazar, kalemin topluma düşünce aktarabilen güçlü bir araç olduğuna inanıyor. “Yazarın silahı kalemidir; silahtan kurşun çıkar, kalemden düşünce” anlayışını benimseyen Saraç, eserlerinde okuyucuya yalnızca bir hikâye anlatmak yerine düşündürmeyi ve toplumsal konular üzerine mesaj vermeyi amaçlıyor.

Yazarlığın yanı sıra sinema alanında da projeler geliştiren Enes Saraç, kitaplarını beyaz perdeye taşıma hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Doğru kişilerle ve kendisine destek verecek ekiplerle bir araya gelmesi halinde eserlerinin film projesine dönüştürülmesini planlayan Saraç, ilk aşamada yapay zekâ destekli kısa videolar hazırlayarak projelerini izleyiciyle buluşturmayı düşünüyor. Bu çalışmaların ilgi görmesi durumunda ise projeleri uzun metrajlı film formatına taşımayı hedefliyor.

Senaryolarının hazır olduğunu belirten Enes Saraç, edebiyatla sinemayı bir araya getiren bu yaklaşımıyla özgün projeler ortaya koymayı amaçlıyor. Yetenekleri, çok yönlü birikimi, kendine özgü çalışma tarzı, özgün projeleri, vizyonu ve güçlü iletişiminin yanı sıra karizması ve pozitif enerjisiyle de dikkat çeken Saraç, bundan sonraki süreçte kaleminden çıkan düşünceleri farklı mecralara taşıyarak daha geniş kitlelere ulaştırmayı hedefliyor.

SELHAN ÖZDEMİR’DEN MEME KANSERİ FARKINDALIK AYINDA ANLAMLI MESAJ

Meme Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında, hastalığı yenerek sağlığına kavuşan Fısıltı Haberleri yazarı Selhan Özdemir, erken teşhisin önemine dikkat çekerek kadınlara ve yakınlarına anlamlı bir çağrıda bulundu. Kendi tedavi sürecini zaman zaman paylaşan Özdemir, düzenli kontrollerin ve erken tanının hayat kurtardığını vurguladı.

Meme kanseriyle zorlu bir süreç geçiren ve bu süreci geride bırakarak sağlığına kavuşmanın mutluluğunu yaşayan Selhan Özdemir, tedavisinde kendisini takip eden ünlü meme cerrahı Dr. Cem Yılmaz’ın önemli bir rol üstlendiğini ifade ediyor. Dr. Cem Yılmaz’ın ameliyat sürecindeki başarılı yaklaşımının yanı sıra hastasına güven veren iletişiminin de kendisi için büyük anlam taşıdığını belirten Özdemir, doktorunun “Sevgi ve bilim iyileştirir” sözünün tedavi sürecinde kendisine güç verdiğini dile getiriyor.

“Kanser olmamın en iyi yönü Dr. Cem Yılmaz’ı tanımam oldu” diyen Selhan Özdemir, tıbbi bilginin ve doğru tedavi takibinin yanı sıra hastanın kendisini güvende hissetmesinin de iyileşme sürecinde önemli olduğunu söylüyor. Özdemir, onkoloğu Özge Gümüşay’ın ilgisi, bakımı ve sevgi dolu yaklaşımının da bu süreçte kendisi için değerli olduğunu belirtiyor.

Tedavi döneminde yanında olan duayen gazeteci Sabahattin Birinci’nin desteğini de unutmadığını ifade eden Özdemir, gördüğü manevi desteğin kendisine güç verdiğini anlatıyor. Fısıltı Haberleri bünyesinde üretmeye ve çalışmaya devam etmesinin de kendisini hayata bağlayan önemli unsurlardan biri olduğunu vurguluyor.

Meme Kanseri Farkındalık Ayı’nda özellikle kadınlara seslenen Selhan Özdemir, “Kendiniz için kontrollerinizi yaptırın. Annenizi, kardeşinizi, arkadaşınızı kontrollere teşvik edin. Zamanı ertelemeyin” mesajını veriyor. Meme kanserinin erkeklerde de görülebileceğine dikkat çeken Özdemir, farkındalığın yalnızca kadınlarla sınırlı olmadığının altını çiziyor.

Selhan Özdemir’in yaşadığı süreci ve meme kanseri konusunda önemli bilgileri paylaştığı, değerli doktoru ünlü meme cerrahı Dr. Cem Yılmaz ile gerçekleştirdiği özel bilgi programı da Fısıltı Haberleri TV’nin YouTube kanalında izleyicilerle buluşuyor.

Özdemir’in mesajı ise net: Erken teşhis hayat kurtarır. Zamanı ertelemeyin, kontrollerinizi yaptırın.

SERPİL DEMİR: BİLİMİN DİSİPLİNİNİ SANATIN TUTKUSUYLA BULUŞTURAN ÇOK YÖNLÜ BİR YOLCULUK

İstanbul doğumlu Serpil Demir, Afyon Kocatepe Üniversitesi Biyoloji Bölümü mezunu olmasına rağmen kariyer yolculuğunu yalnızca akademik bir alanda sınırlamayan isimlerden biri. Hayatının farklı dönemlerinde birçok sektörde çalışan Demir, öğrenmeye olan merakı, üretken yapısı ve aynı anda birden fazla alanda kendini geliştirme isteğiyle sanat dünyasında da dikkat çekici bir yolculuğa imza atıyor.

Sanatla olan bağı, Harbiye'de çalıştığı yıllarda tesadüfen başladı. Sanat öğrencisi olan bir müşterisinin tez çalışması için yüzünü model olarak kullanmasıyla kamera karşısına geçen Serpil Demir, o gün objektifin önünde kendini son derece doğal ve mutlu hissettiğini fark etti. Bu deneyim, gelecekteki sanat serüveninin ilk adımı oldu.

2019 yılında Eylem Başar Söğüt ile yollarının kesişmesi, Demir'i The Castingkiller ekibine taşıdı ve fotomodellik kariyerinin kapılarını araladı. Görsel sanatlara duyduğu ilgi kısa sürede farklı projelere dönüştü. 2021 yılında Dolu Kadehi Ters Tut grubunun "Islansın" adlı şarkısının klibinde başrol oynayan Serpil Demir, maskülen karakter yorumu ve kamera önü performansıyla beğeni topladı.

Pandemi dönemini de kendisi için bir gelişim sürecine çeviren Demir, İngilizce eğitimine ağırlık verirken kurumsal kariyeri nedeniyle bir süre İzmir'de yaşadı. İstanbul'a döndükten sonra ise Şişli'deki Başkent İletişim Akademisi'nde dublaj eğitimi aldı. Ardından master dublaj programını tamamlayan Demir, başarılı bir dublajın temelinde oyunculuğun yer aldığını keşfederek Temel Oyunculuk ve Sinema Sahne eğitimleriyle sahne sanatları alanındaki donanımını güçlendirdi.

Sanat yolculuğunda en önemli dönüm noktalarından biri ise partneri Mustafa Kıran ile birlikte hayata geçirdiği "Aşk Müfettişi" adlı komedi tiyatro oyunu oldu. Büyükada Adalar Kültür Derneği'nde prömiyerini yapan oyun, izleyiciden sıcak ve samimi geri dönüşler aldı. Daha sonra Kınalıada'daki Hina sahnesinde de seyirciyle buluşan ekip, yeni gösterimler için provalarını aralıksız sürdürüyor. Haftanın en az bir gününü prova yaparak geçiren Serpil Demir, sahnede üretmenin ve paylaşmanın kendisine büyük mutluluk verdiğini söylüyor.

Oyunculuğa yaklaşımında karakter çalışmalarına özel önem veren Demir, Netflix'in Hemşire Mildred Ratched dizisinin tanıtımı için hazırladığı karakter dönüşümüyle de dikkat çekti. Farklı karakterlere bürünme konusundaki başarısı, disiplinli çalışma anlayışını ve oyunculuğa duyduğu tutkuyu yansıtıyor.

Yetenekleri, kendine özgü çalışma tarzı, özgün projeleri ve çok yönlü birikimiyle öne çıkan Serpil Demir; güçlü iletişimi, pozitif enerjisi, ışıltısı ve estetik duruşuyla sanat dünyasında adından söz ettirmeye devam ediyor. Bilimden sanata uzanan bu yolculuğunda üretmeye, öğrenmeye ve sahnede yeni hikâyeler anlatmaya aynı heyecanla devam ediyor.

 

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *