Cengizhan Kaya ile zamanı aşan satırlar
TUTKU AKBAYRAK: EKRANDAN SİNEMAYA UZANAN ÇOK YÖNLÜ BİR YOLCULUK
Oyunculuk eğitiminden kamera önü çalışmalarına, reklam projelerinden sinema filmlerine uzanan kariyeriyle Tutku Akbayrak, farklı alanlardaki deneyimlerini oyunculuk yolculuğunda bir araya getiriyor. 31 yaşındaki oyuncu, son olarak Mardin’de çekilen ve şu anda sinemalarda izleyiciyle buluşan Damat Mektebi filminde canlandırdığı “Zeyco” karakteriyle adından söz ettiriyor.
Akbayrak’ın oyunculuk eğitiminde Başkent İletişim Bilimleri Akademisi önemli bir yere sahip. Burada diksiyon, artikülasyon ve oyunculuk eğitimi alan Akbayrak, aynı zamanda Devlet Tiyatrosu sanatçılarından da eğitim aldı. Kamera önü deneyimini ise farklı televizyon ve sinema projelerinde bölüm oyuncusu olarak geliştirdi. Aşk ve Gurur, Arka Sokaklar, Aşk Tam Pansiyon sinema filmi ve Mehmed: Fetihler Sultanı gibi projelerde rol alan oyuncu, zaman içerisinde farklı karakterlerle izleyici karşısına çıktı.
Tutku Akbayrak’ın kariyerindeki son durak ise Damat Mektebi oldu. 2025 yılının Kasım ayında Mardin’de çekimleri gerçekleştirilen filmde “Zeyco” karakterini canlandıran Akbayrak için bu rol, oyunculuk açısından farklı bir deneyim anlamına geliyor. Daha önce Mardin’e gitmemiş olan ve aslen Rizeli olan oyuncunun, Güneydoğu yöresine ait bir kadın karakterini canlandırması, rolün hazırlık sürecini de kendisi açısından özel hale getirdi.
Akbayrak, Zeyco karakteriyle izleyiciden aldığı olumlu geri dönüşlerin kendisi için büyük anlam taşıdığını ifade ediyor. Film vizyona girdikten sonra karakter üzerinden gelen yorumlar, oyuncunun performansının izleyiciyle kurduğu bağı da ortaya koyuyor.
Reklam dünyasında da deneyim sahibi olan Tutku Akbayrak, Bioblas, Signal ve Findex markalarının sosyal medya çalışmalarında marka yüzü olarak yer aldı. Bunun yanı sıra televizyon reklamlarında da kamera karşısına geçti.
Oyunculuk çalışmalarını farklı projelerle sürdürmeye devam eden Akbayrak; özgün çalışma anlayışı, çok yönlü birikimi, güçlü iletişimi ve pozitif enerjisiyle kariyerinde yeni karakterlere ve farklı hikâyelere alan açmayı hedefliyor.
ALEYNA ONBAŞI’NIN MEDYADA ADIM ADIM BÜYÜYEN YOLCULUĞU
İletişim alanındaki akademik birikimini televizyon haberciliği ve sunuculuk deneyimiyle birleştiren Aleyna Onbaşı, farklı televizyon kanallarında edindiği deneyimlerle medya sektöründeki yolculuğunu sürdürüyor. İstanbul Üniversitesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım ile Sosyoloji bölümlerinden mezun olan Onbaşı, eğitim hayatının ardından farklı alanlarda edindiği deneyimleri medya kariyerine taşıdı.
Sektöre ilk adımını Habertürk’te gerçekleştirdiği stajla atan Aleyna Onbaşı, mezuniyetinin ardından yaklaşık iki yıl İngilizce öğretmenliği yaptı. Bu süreç, iletişim becerilerinin yanı sıra farklı insanlarla kurduğu güçlü iletişim açısından da önemli bir deneyim kazandırdı. 2022 yılında Flash Haber TV’de muhabir olarak profesyonel televizyonculuk kariyerine başlayan Onbaşı, burada yaklaşık üç yıl boyunca hem saha muhabirliği hem de program sunuculuğu yaptı.
Flash Haber TV döneminde prime time kuşağından sabah bültenlerine kadar farklı yayınlarda izleyici karşısına çıkan Onbaşı, muhabirlik görevinde ise ağırlıklı olarak siyaset ve ekonomi alanında çalıştı. Sahadaki haber takibi ile ekran deneyimini bir arada sürdüren başarılı isim, böylece televizyon haberciliğinin farklı alanlarında kendisini geliştirme fırsatı buldu.
2025 yılında KRT’ye geçen Aleyna Onbaşı, burada muhabir olarak görev yaparken aynı zamanda haber bültenleri sundu. Aynı yıl dijital yayıncılık alanında faaliyet gösteren Kanal 6’da da görev alan Onbaşı, geleneksel televizyon haberciliğinin yanı sıra dijital yayıncılığın dinamiklerini de deneyimledi.
2026 yılının mayıs ayında Meltem TV’de muhabir olarak görev almaya başlayan Aleyna Onbaşı, bu dönemde Ana Haber ve sağlık programı başta olmak üzere farklı bülten ve programlarda sunuculuk yaptı. Haber merkezinden stüdyoya, sahadan canlı yayınlara uzanan çok yönlü deneyimiyle çalışmalarını sürdüren Onbaşı, bugün kariyerine Telenews’te haber spikeri olarak devam ediyor.
Telenews ekranlarında hafta içi sabah bültenini sunan Aleyna Onbaşı, cumartesi günleri sabah haberlerinin yanı sıra hafta sonu ana haber bülteninde de izleyiciyle buluşuyor. Haberciliğin farklı alanlarında edindiği deneyimi ekran sunumuyla birleştiren Onbaşı; kendine özgü çalışma tarzı, çok yönlü birikimi, güçlü iletişimi, vizyonu ve pozitif enerjisiyle dikkat çekiyor.
Mesleki yolculuğunu farklı medya platformlarında edindiği deneyimlerle geliştiren Aleyna Onbaşı, haberin sahadaki takibinden stüdyo sunumuna kadar uzanan geniş çalışma alanıyla televizyon haberciliğinde kendisine özgü bir çizgi oluşturmayı hedefliyor. Ekran enerjisi, iletişim gücü ve mesleğine duyduğu ilgiyle öne çıkan Onbaşı, yeni projeler ve farklı yayın deneyimleriyle kariyer yolculuğunu büyütmeye devam ediyor.
32 YILLIK TECRÜBE, KENDİ ŞİRKETİNE UZANAN BİR BAŞARI HİKÂYESİ
Makine sektöründeki 32 yıllık deneyimini kendi girişimiyle yeni bir döneme taşıyan Dursun Karataş, Eylül 2025’te kurduğu MAKİNE 24 ile inovatif gıda makineleri, özel amaçlı makine üretimi ve endüstriyel servis alanında hizmet veriyor. Karataş’ın hikâyesi, çıraklıktan kendi şirketinin sahibi olmaya uzanan uzun bir emek, mücadele ve hayal yolculuğuna dayanıyor.
1977 yılında dünyaya gelen Karataş, çalışma hayatına 1993 yılında İstanbul Kartal’da Çalışkan Pres adlı işletmede çırak olarak başladı. Henüz çocuk yaşta atölyenin zorlu koşullarıyla tanışan Karataş, ustalardan dayak yediği günlerin de olduğu bu dönemde mesleğin en zor taraflarını yaşayarak öğrendi. Yaşadığı güçlükleri zamanla mesleki disiplininin ve mücadele gücünün temel taşlarına dönüştürdü.
1997 yılında GSB Standart Kalıp Elemanları’nda çalışmaya başlayarak mesleki bilgisini geliştiren Karataş, askerlik görevinin ardından U.M. Uygulamalı Elektromekanik’te görev yaptı. 2001-2004 yılları arasında Afganistan’da çalışarak farklı insanları, çalışma kültürlerini ve zorlu koşulları yakından tanıdı. Bu deneyim, onun yalnızca mesleki değil, hayata bakışını da şekillendirdi.
Türkiye’ye döndükten sonra 2005 yılında Legrand Elektrik’te beş yıl görev yapan Karataş, 2011 yılında Pasfil Makina’da çalışmaya başladı. 14 yıl süren bu dönem, makine sektöründeki deneyiminin daha da güçlenmesini sağladı. Ağustos 2025’te 32 yıllık işçilik hayatını noktalamaya karar veren Karataş, yıllar boyunca biriktirdiği tecrübeyi kendi şirketine taşıdı.
MAKİNE 24; özel amaçlı makinelerin tasarımı ve üretimi, makine yedek parça üretimi ve temini, tamir, bakım ve revizyon, otomasyon ve kontrol sistemleri ile yerinde keşif ve hızlı müdahale alanlarında hizmet sunuyor. Şirketin çalışma anlayışında standart çözümler yerine işletmeye özel, verimliliği artırmayı ve üretimdeki duruş sürelerini azaltmayı hedefleyen projeler öne çıkıyor.
Dursun Karataş’ın çok yönlü birikimi, özgün projelere yaklaşımı, kendine özgü çalışma tarzı, güçlü iletişimi, karizması ve pozitif enerjisi de MAKİNE 24’ün çalışma anlayışını şekillendiriyor. Sahadan gelen tecrübesini modern mühendislik yaklaşımıyla birleştiren Karataş, müşterileri için yalnızca makine üreten değil, üretim süreçlerine çözüm sunan bir iş ortağı olmayı hedefliyor. Şirketin temelinde tecrübe, titizlik ve kesintisiz destek bulunuyor.
Karataş’ın 32 yıllık yolculuğunu özetleyen sözü ise dikkat çekiyor: “Ben bir günde başarılı olmadım. 32 yılda pes etmeyerek buraya geldim.” 1993’te atölyeye çırak olarak giren o çocuk, 2025’te kendi şirketinin sahibi olarak mesleki birikimini MAKİNE 24 markasıyla geleceğe taşıyor.
OKAN TURAN, “VOKALPİYANO” KONSEPTİYLE MÜZİĞE KENDİ İMZASINI ATIYOR
1996 yılında Samsun’da dünyaya gelen Okan Turan, müzik eğitimini lise, üniversite ve yüksek lisans süreçlerinde akademik bir temele oturttuktan sonra kendi üretim yolculuğunu inşa eden genç müzisyenler arasında dikkat çekiyor. Ankara’da yaşayan Turan, bugün tamamen kendine ait bir müzikal kimlik oluşturarak “vokalpiyano” adını verdiği özgün konseptiyle dinleyicileriyle buluşuyor.
Müzik anlayışının merkezinde hem sesi hem de piyanoyu bir arada tutan Okan Turan, bu iki alanı birbirinden ayırmadan üretim yapmayı tercih ediyor. Kendi bestelerini seslendiren, düzenlemelerini hazırlayan ve kayıt süreçlerinde aktif rol alan sanatçı, müziğin yalnızca sahnesinde değil, mutfağında da yer almaktan büyük keyif aldığını ifade ediyor. Bu çok yönlü yaklaşım, çalışmalarına kişisel bir imza kazandırıyor.
Halk türkülerine duyduğu ilgi ile piyano bestelerini aynı çizgide buluşturan Okan Turan, stüdyo ortamında hazırladığı kayıtları sosyal medya hesaplarının yanı sıra Spotify, YouTube Music ve Apple Music gibi dijital platformlarda dinleyicilerin beğenisine sunuyor. Platformlarda yayımlanan “Verim Gücü” ve “Yetişek” adlı piyano besteleri, sanatçının üretim yolculuğunun önemli durakları arasında yer alıyor.
Şimdi ise yeni bir projeyle dinleyicilerinin karşısına çıkmaya hazırlanıyor. “Vokalpiyano” konseptini bu kez bir halk türküsüyle buluşturacak olan Okan Turan, yakında yayımlanacak single çalışmasıyla hem geleneksel ezgilere hem de kendi müzikal yorumuna yeni bir soluk getirmeyi hedefliyor.
Sanat yolculuğunu bireysel üretim üzerine kuran Turan, tek başına çalışabileceği özgür bir alan oluşturmayı amaçladığını ve bu hedefini gerçekleştirdiğini söylüyor. Bundan sonraki en büyük isteği ise müziğinde aynı duyguları paylaşan daha geniş bir dinleyici kitlesine ulaşmak.
Instagram’da oluşturduğu samimi topluluk da bu yolculuğun önemli bir parçası. Çalışmalarını takip eden dinleyicilerden aldığı içten mesajların kendisine motivasyon verdiğini belirten sanatçı, bu desteğin üretmeye devam etmesi için önemli bir güç olduğunu dile getiriyor. “Hayat samimiyetle paylaşınca güzel” sözü ise onun müziğe ve dinleyicilerine bakışını özetleyen en güçlü cümlelerden biri olarak öne çıkıyor.
Yetenekleri, çok yönlü müzik birikimi, kendine özgü çalışma tarzı, özgün projeleri, vizyonu, güçlü iletişimi, karizmatik duruşu ve pozitif enerjisiyle dikkat çeken Okan Turan, kendi yolunu çizen bağımsız bir müzisyen olarak üretimlerini her geçen gün daha geniş kitlelerle buluşturmaya hazırlanıyor.
EĞİTİMCİ-YAZAR RECEP ÖREK’İN DÖRDÜNCÜ KİTABI “SOĞUK RÜZGÂR” OKURLARLA BULUŞTU
Eğitimci ve yazar Recep Örek, edebiyat yolculuğuna yeni bir eser daha ekledi. Daha önce “Yırtık Sayfalar”, “Gölgelerin Sessizliği” ve “Düşsel Arayışlar” adlı kitapları yayımlanan Örek’in dördüncü kitabı “Soğuk Rüzgâr”, Alaska Yayınları etiketiyle okurların beğenisine sunuldu. 13 öyküden oluşan eser, gündelik hayatın içinde kendi hikâyesini yaşayan insanların dünyasına odaklanıyor.
“Soğuk Rüzgâr”, büyük kahramanların değil, çoğu zaman fark edilmeden hayatın içinde yol alan insanların hikâyelerini anlatıyor. Kitaptaki öykülerde değişen bir hayatın eşiğinde duranlar, geçmişte yaşanmış bir aşkın izlerini arayanlar ve küçük gibi görünen olayların insan ruhunda bıraktığı derin etkiler ele alınıyor. Her öykü, insanın kendisiyle yaptığı görünmez yolculuğun farklı bir durağını okuyucuyla buluşturuyor.
İnsanın karmaşık iç dünyasını, hatıralarını, duygularını ve yaşam karşısındaki sorgulamalarını merkeze alan kitap, kesin yargılar sunmak yerine okuru düşünmeye davet ediyor. Bazen bir cümlenin, bazen bir bakışın, bazen de zamana yenik düşmüş bir aşkın hayatımızda nasıl izler bırakabileceğini işleyen eser, okuyucunun kendi yaşamından tanıdık duygular bulabileceği öykülerden oluşuyor. “İnsan, tek bir cümleyle anlatılabilecek kadar basit değildir” düşüncesi ise kitabın temel yaklaşımını yansıtıyor.
1968 yılında Elazığ’da doğan Recep Örek, İnönü Üniversitesi Eğitim Fakültesi Kimya Öğretmenliği Bölümü’nden 1991 yılında mezun oldu. Aynı üniversitede Eğitim Yönetimi ve Denetimi alanında yüksek lisans yapan Örek, ayrıca Kamu Yönetimi lisans eğitimini tamamladı. Meslek hayatı boyunca çeşitli okullarda öğretmenlik ve yöneticilik görevlerinde bulundu. Orgeneral Eşref Bitlis Anadolu Lisesi, Akçadağ Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi ile Malatya Abdulkadir Eriş Güzel Sanatlar Lisesi’nde okul müdürlüğü yaptı. 12 Temmuz 2024 tarihinde Ankara'da bir lisede yeniden okul müdürlüğüne atanan Örek, eğitimcilik çalışmalarının yanı sıra edebiyat alanındaki üretimini de sürdürüyor. Türkiye Yazarlar Birliği üyesi olan yazar, YAZAK (Yazarlar Akademisi) öykü yarışmasında jüri üyeliği yapıyor ve çeşitli gazete ve dergilerde köşe yazıları kaleme alıyor.
Alaska Yayınları tarafından yayımlanan “Soğuk Rüzgâr”, online kitap satış platformlarında okurlara sunuluyor. Recep Örek’in yeni eseri, gündelik hayatın sıradan görünen anlarında saklı insan hikâyelerini edebiyat aracılığıyla keşfetmek isteyenleri bekliyor.
SILA IRMAK YILMAZ EKRANLARDA SPORUN GENÇ VE GÜÇLÜ YÜZÜ
Henüz 22 yaşında olmasına rağmen medya dünyasında emin adımlarla ilerleyen Sıla Irmak Yılmaz, televizyon haberciliği ve spor yayıncılığı alanındaki başarılı çıkışıyla dikkat çeken genç isimler arasında yer alıyor. Güçlü iletişim becerisi, ekran enerjisi ve çok yönlü akademik birikimiyle öne çıkan Yılmaz, izleyicilerle kurduğu samimi bağ sayesinde kısa sürede kendi kitlesini oluşturmayı başardı.
İstanbul Üniversitesi Radyo, Televizyon ve Sinema Bölümü’nden mezun olan Sıla Irmak Yılmaz, akademik yolculuğunu aynı üniversitede Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi eğitimiyle sürdürüyor. İletişim ve sosyal bilimleri bir araya getiren bu eğitim süreci, haberciliğe farklı açılardan bakmasını sağlayan önemli bir temel oluşturuyor.
Meslek hayatına Bloomberg HT’de yaptığı stajla adım atan Yılmaz, burada televizyon haberciliğinin dinamiklerini yakından tanıma fırsatı buldu. Staj döneminin ardından sosyal medya haberciliğinde haber anlatımları ve yabancı röportaj çevirileri hazırlayarak dijital medya alanında da deneyim kazandı. Farklı platformlarda edindiği bu tecrübeler, onu ekran önüne hazırlayan önemli duraklardan biri oldu.
Kariyerindeki önemli dönüm noktalarından biri ise Lider Haber oldu. Kanal bünyesinde editör ve muhabir olarak görev yapan genç gazeteci, kısa süre içinde ekran karşısına geçme fırsatı yakaladı. Sahadaki deneyimini stüdyo başarısıyla birleştiren Yılmaz, bugün Lider Haber ekranlarında spor tutkunlarının ilgiyle takip ettiği Tam Saha programının sunuculuğunu üstleniyor. Her hafta Cuma akşamı saat 21.00’de yayınlanan programda futbol gündemini, spor dünyasındaki gelişmeleri ve haftanın öne çıkan başlıklarını izleyicilere aktarıyor.
Tam Saha programındaki sunuculuğunun yanı sıra spor spikerliği alanındaki kariyerini de büyüten Sıla Irmak Yılmaz, kanalın Spor Turu bülteninde de spiker olarak izleyiciyle buluşmaya hazırlanıyor. Böylece hem spor programı sunuculuğu hem de spor haber spikerliği görevini üstlenerek ekran yolculuğunda yeni bir adım atıyor.
Sıla Irmak Yılmaz’ı farklı kılan en önemli özelliklerden biri, haber sunumundaki doğal ve akıcı üslubu. Spor haberciliğini yalnızca skorlar ve maç sonuçlarıyla sınırlamayan genç sunucu, gündemi analiz eden, araştıran ve izleyiciye anlaşılır bir dille aktaran çalışma tarzıyla dikkat çekiyor. Ekrandaki pozitif enerjisi, güçlü diksiyonu ve kendine özgü sunum dili, onun kısa sürede fark edilmesini sağlayan unsurlar arasında gösteriliyor.
Güzelliği ve ışıltısıyla ekranların dikkat çeken isimlerinden biri olan Yılmaz, bunu disiplinli çalışma anlayışı ve mesleki gelişime verdiği önemle tamamlıyor. Sürekli öğrenmeyi hedefleyen vizyonu, yeni projelere açık yaklaşımı ve iletişim gücüyle genç yaşında istikrarlı bir kariyer inşa ediyor.
Spor yayıncılığına getirdiği dinamik bakış açısıyla adından söz ettiren Sıla Irmak Yılmaz, ekran yolculuğunda attığı her yeni adımla geleceğin başarılı televizyon yüzleri arasında yer alacağının sinyallerini veriyor.