Gerçeklerden Haberdar Olun
İstanbul
Kapalı
18°
Ara

Çocuğunuza kitap alırken 1 kez daha düşünün...

YAYINLAMA:
Çocuğunuza kitap alırken 1 kez daha düşünün...

Rengi güzel, kapağı dikkat çekici… Peki ya içeriği?
Hafta sonu bir kitap fuarındaydım. Çocuk kitaplarının bulunduğu stantlarda ebeveynleri gözlemleme fırsatım oldu. Dikkatimi çeken bir durum vardı: Çocuklar için kitap seçilirken çoğu zaman kitabın kapağına, renklerine ve görsellerine bakılıyordu.
Elbette bir kitabın görsel dünyası önemlidir. Özellikle küçük çocuklarda renkli ve ilgi çekici görseller, kitaba karşı merak uyandırabilir. Ancak iyi bir çocuk kitabını yalnızca güzel kapağından anlayamayız.
Bir eğitimci ve çocuk kitabı yazarı olarak benim için asıl soru şu:
“Bu kitap çocuğun dünyasına ne katacak?”
Çocuk kitabı seçerken öncelikle yaş ve gelişim düzeyine dikkat etmeliyiz. Üç yaşındaki bir çocukla sekiz yaşındaki bir çocuğun dikkat süresi, kelime dağarcığı, anlama biçimi ve dünyayı algılama şekli aynı değildir.
Bu nedenle kitapların üzerinde yazan yaş grubunu dikkate almakla birlikte çocuğumuzu da tanımalıyız. Her çocuk aynı hızda gelişmez, aynı konulara ilgi duymaz.
Kitabı satın almadan önce birkaç sayfasını okuyun
Bir kitabı almadan önce mümkünse birkaç sayfasını açıp okuyalım.
Kullanılan dil çocuğun yaşına uygun mu?
Hikâyenin konusu çocuğun gelişimini destekliyor mu?
Şiddet, korku veya yaşına uygun olmayan unsurlar var mı?
Kitap çocuğa doğrudan öğüt mü veriyor, yoksa yaşanan hikâye üzerinden düşünmesine mi fırsat tanıyor?
Görseller metni destekliyor mu?
Bunlar, kitap seçiminde kapak tasarımından çok daha önemli sorular.
İyi bir çocuk kitabı çocuğa sadece bir şey öğretmez. Onu düşündürür, hissettirir, merak ettirir ve hayal kurmasına alan açar.
Kitap okumak bir ödev değildir
Gelelim en çok karşılaştığımız sorulardan birine:
Çocuğuma kitap okuma alışkanlığını nasıl kazandıracağım?
Bunun ilk adımı, kitabı bir ödev olmaktan çıkarmaktır.
“Git kitabını oku.”
“Bugün kaç sayfa okudun?”
“Kitabını bitirdin mi?”
Gibi cümlelerle kitap zamanla çocuk için bir sorumluluğa dönüşebilir.
Bunun yerine birlikte kitap okuyalım. Bazen çocuğumuz kitabını kendi seçsin. Hikâyeyi okuduktan sonra onunla sohbet edelim.
“Sen olsaydın ne yapardın?”
“Bu karakter sence neden böyle davrandı?”
“Hikâyenin sonunu sen yazsaydın nasıl bitirirdin?”
Bu sorular çocuğun yalnızca okumasını değil, düşünmesini ve anlatmasını da sağlar.
Bir de hepimizin unutmaması gereken bir gerçek var:
Çocuk, kitap okuyan yetişkini görmelidir.
Elimizde sürekli telefon varken çocuğumuza “Kitap oku.” Demek yerine, onun bizi zaman zaman kitap okurken görmesini sağlayalım.
Evimizde küçük bir kitap köşesi oluşturalım. Kitapları ulaşabileceği bir yerde tutalım. Kitapçıya gittiğimizde seçme hakkı verelim.
Çünkü kitap sevgisi emirle değil, örnek olarak ve birlikte yaşanarak gelişir.
Ben bir eğitimci ve çocuk kitabı yazarı olarak çocuk kitaplarına yalnızca birer ürün olarak bakmıyorum.
Her kitap, çocuğun dünyasına bırakılan bir izdir.
Bu nedenle bir sonraki kitap fuarında çocuğumuz için kitap seçerken sadece kapağına bakmayalım.
Kitabı açalım. Birkaç sayfa okuyalım. Yaşına bakalım. İçeriğini düşünelim.
Ve kendimize tek bir soru soralım:
“Bu kitap çocuğumun dünyasında nasıl bir iz bırakacak?”
Çünkü çocuklara kitap seçmek, aslında onların hayal dünyasına bir kapı açmaktır.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *