CHP İstanbul’da yeni il başkanı kim olacak?
CHP'de MYK, Kemal Kılıçdaroğlu başkanlığında toplandı ancak İstanbul İl Başkanlığı için beklenen atama kararı çıkmadı. Kılıçdaroğlu'nun atama konusunda yetkili olduğu belirtilirken, gözler hafta sonu yapılacak CHP kampına çevrildi.
İstanbul 45'inci Asliye Hukuk Mahkemesi, Gürsel Tekin'i yaklaşık bir sene önce İstanbul İl Başkanlığı görevine getirmişti. Mahkeme geçtiğimiz günlerde ihtiyati tedbir kararlarını kaldırdı. Bu nedenle İstanbul İl Başkanlığı makamına kimin geleceği merak ediliyor.
CHP MYK toplantısında il başkanlığına bir atama yapılması bekleniyordu. Ancak toplantıda gündeme
Gürsel Tekin'in yeniden atanmasının yüksek bir ihtimal olduğu belirtilirken başka isimler de konuşuluyor. Kılıçdaroğlu'nun atama kararını milletvekili kampının ardından vermesi bekleniyor.
Cumhuriyet Halk Partisi’nde İstanbul yeniden hareketli günler yaşıyor.
Gürsel Tekin’in mahkeme süreciyle başlayan geçici görevlendirme dönemi sona ererken, CHP İstanbul’da gözler bundan sonraki siyasi ve örgütsel yapılanmaya çevrilmiş durumda. İstanbul 45. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin daha önce verilen ihtiyati tedbirleri kaldırmasıyla Tekin ve beraberindeki geçici kurulun mahkeme kaynaklı görevi sona ermişti.
Ancak siyasi kulislerde konuşulanlara bakılırsa, İstanbul İl Başkanlığı meselesi henüz kapanmış değil.
Asıl soru şu:
CHP İstanbul’u kongre sürecine kim taşıyacak?
Kulislerde birkaç isim öne çıkıyor.
Bunlardan biri eski İstanbul Milletvekili Dr. Ali Şeker.
Edindiğim bilgilere göre Ali Şeker’in ismi CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun değerlendirdiği isimler arasında öne çıktı. Hatta Kılıçdaroğlu’nun Şeker’i bizzat il başkanlığı için düşündüğü yönünde parti kulislerinde konuşmalar yapıldı.
Ancak Ali Şeker’in yoğun iş programı nedeniyle bu görevi kabul etmediği belirtiliyor.
Bir diğer isim ise eski İstanbul Milletvekili Ali Özgündüz.
Özgündüz’ün ismi de İstanbul İl Başkanlığı için konuşulan isimler arasında.
Kendisine ulaştım.
Özgündüz, şu aşamada kendisine resmi bir teklif gelmediğini söyledi. Ancak teklif gelmesi halinde bunu değerlendirebileceğini, öncelikle Kemal Kılıçdaroğlu ile görüşmesi gerektiğini ifade etti.
Özgündüz’ün dikkat çektiği başka bir nokta daha var:
Bu görevin yalnızca kongreye kadar sürdürülecek geçici bir görev mi olacağı, yoksa il kongresinde adaylığının desteklenip desteklenmeyeceğinin de netleşmesi gerektiğini düşünüyor.
Hatta Ali Şeker’in ismini hatırlattığımda oldukça ilginç bir çıkış yaptı:
“Ali Şeker gelsin, Ali Bey’le eş il başkanlığı yapalım. Benim zaman sorunum yok. Ali Bey’in de siyasette bana katacağı çok şey var. Beraber şahane bir eş il başkanlığı yapabiliriz. Buyurun hodri meydan, neden olmasın?”
Bu sözler, CHP İstanbul’daki arayışın yalnızca bir koltuk meselesi olmadığını da gösteriyor.
Bir başka isim ise Mehmet Ali Yüksel.
Kağıthane örgütlerinde görev yapmış, İstanbul siyasetini yakından bilen Yüksel’in adı da il başkanlığı için konuşulan isimler arasında.
Parti kulislerinden edindiğim izlenim, Yüksel’in şu aşamada güçlü ihtimallerden biri olduğu yönünde.
Fakat CHP’de siyaset yapanlar bilir:
Kılıçdaroğlu’nun masasında isimler değişebilir.
Dolayısıyla önümüzdeki günlerde hiç konuşulmayan bir ismin de ortaya çıkması şaşırtıcı olmayacaktır.
Selçuk Sarıyar da 2023 kongresinde CHP İstanbul’un önemli adaylarındandı. Bir bakmışsınız Sarıyar atanmış.
Asıl mesele İstanbul’dan daha büyük
İstanbul İl Başkanlığı için yapılacak tercih, sadece bir il başkanlığı tercihi olmayacak.
Çünkü CHP önümüzdeki dönemde ilçe ve il kongreleriyle birlikte daha büyük bir örgütlenme sürecine girecek.
Dolayısıyla İstanbul’un başına geçecek kişinin yalnızca bugünü değil, CHP’nin önündeki kongre takvimini de yönetmesi gerekecek.
İstanbul gibi 39 ilçeli, milyonlarca seçmeni bulunan bir kentte il başkanlığı görevi doğal olarak genel merkez açısından da büyük önem taşıyor.
CHP ile Yeni Parti arasındaki mücadele
Şimdi CHP açısından asıl sınav, bu ayrışmanın ardından örgütün yeniden toparlanması.
Kulislerde CHP’den ayrılan bazı isimlerin ilerleyen süreçte yeniden CHP’ye dönmek istediği, ancak bu konuda henüz bekledikleri karşılığı alamadıkları da konuşuluyor.
Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel’in binden fazla kişiye milletvekilliği sözü, PM üyeliği, MYK üyeliği, belediye başkan adaylığı sözü verdiği iddia ediliyor.
Günü geldiğinde bu isimler adaylaştırılmadıklarında kıyameti koparacaklardır.
CHP’ye geri dönseler de kabul görmeyeceklerdir.
Artık Kılıçdaroğlu eski Kılıçdaroğlu değil.
Bunlar şimdilik siyasi kulis bilgileri.
Fakat önümüzdeki dönemde kimin nerede duracağı, hangi siyasi yapının hangi kadrolarla yoluna devam edeceği daha net ortaya çıkacak.
Siyasette verilen sözlerin faturası
Bir başka tartışma ise yeni siyasi oluşumda kimlere ne tür görevlerin vaat edildiği iddiaları üzerinden yaşanıyor.
Kulislerde, milletvekilliğinden parti yönetimlerine, belediye başkan adaylıklarından parti meclisi üyeliklerine kadar çok sayıda kişiye siyasi görev sözü verildiği ileri sürülüyor.
Bu iddiaların tamamının doğrulanmış bilgiler olmadığının altını özellikle çizmek gerekir.
Ancak siyasetin değişmez gerçeği şudur:
Her siyasi hareket büyüdükçe kadro beklentisi de büyür.
Bir kişiye milletvekilliği sözü verildiğinde onlarca kişi aynı koltuğu bekliyorsa, bir noktadan sonra beklentilerle gerçekler arasında ciddi bir makas oluşur.
İşte bundan sonraki süreçte CHP ile YENİ Parti arasındaki siyasi rekabetin önemli başlıklarından biri de bu olacak.
Kim, hangi kadroyu yanında tutacak?
Kim, örgütünü yeniden kurabilecek?
Kim, küskünleri yeniden kazanabilecek?
Ve en önemlisi…
Sandık geldiğinde bütün bu siyasi hesapların karşılığı ne olacak?
Bunun cevabını bugünden vermek mümkün değil.
İstanbul’dan başlayacak yeni dönem
Benim gördüğüm şu:
CHP açısından İstanbul İl Başkanlığı tercihi, önümüzdeki dönemin en kritik örgütsel kararlarından biri.
Ali Şeker mi?
Ali Özgündüz mü?
Mehmet Ali Yüksel mi?
Selçuk Sarıyar mı?
Yoksa bugün adı hiç konuşulmayan başka bir isim mi?
Şimdilik kesin bir şey söylemek mümkün değil.
Ancak kulislerde Mehmet Ali Yüksel’in isminin güçlü şekilde konuşulduğunu söyleyebilirim.
Bununla birlikte siyasette son dakika sürprizlerinin eksik olmadığını da unutmamak gerekiyor.
Önümüzdeki günlerde Kemal Kılıçdaroğlu’nun yapacağı tercih, yalnızca İstanbul İl Başkanlığı koltuğunu değil, CHP İstanbul’un kongre sürecindeki yol haritasını da belirleyecek.
Son söz:
İstanbul’da koltuk boş olabilir ama siyaset boş durmuyor.
Şimdi herkes aynı sorunun cevabını bekliyor:
CHP İstanbul’u kim yönetecek?