Gerçeklerden Haberdar Olun
İstanbul
Açık
14°
Ara

Yeni eğitim ve öğretim dönemi

YAYINLAMA:
Yeni eğitim ve öğretim dönemi

Yeni bir eğitim-öğretim yılı başladı. Milyonlarca öğrenci yeniden sınıflara girdi, öğretmenler ders başına geçti, aileler çocuklarının geleceği için yeni bir döneme başladı. Fakat her eğitim yılının başında aynı soruyu yeniden sormamız gerekiyor: Biz çocuklarımızı gerçekten geleceğe hazırlayabiliyor muyuz?

Çünkü eğitim yalnızca çocuğun okula gitmesi, ders dinlemesi ve sınavdan yüksek not alması değildir. Eğitim; bir çocuğun düşünme, sorgulama, araştırma, doğru bilgiye ulaşma, problem çözme, kendisini ifade etme ve sorumluluk alma becerilerini geliştirmesidir.

Bugünün dünyasında sadece bilgi sahibi olmak artık yeterli değil. Bilgiye birkaç saniyede ulaşabiliyoruz. Asıl mesele, ulaştığımız bilginin doğru olup olmadığını anlayabilmek. Sosyal medyada yayılan bir haberin gerçek mi, manipülasyon mu olduğunu ayırt edebilmek, bir bilgiyi sorgulayabilmek, farklı düşüncelere tahammül edebilmek ve karşılaşılan bir probleme çözüm üretebilmek, eğitimin en önemli amaçları arasında olmalıdır.

Bu nedenle çocuklarımızı sadece sınavlara değil, hayata hazırlamak zorundayız. Bir öğrencinin matematikte, fizikte veya yabancı dilde başarılı olması elbette önemlidir. Ancak hayat yalnızca sınavlardan ve ders kitaplarından oluşmuyor. Bir genç meslek seçecek, ekonomik kararlar verecek, insan ilişkileri kuracak, kendi haklarını bilecek ve toplum içinde sorumluluk üstlenecek. Dolayısıyla eğitim, insanı hayatın gerçekleriyle karşılaşmaya hazırlamalıdır.

Burada öğretmenin rolü son derece önemlidir. Öğretmen yalnızca müfredatı anlatan kişi değildir. Öğrencisinin yeteneğini fark eden, hata yaptığında yeniden denemesini sağlayan, soru sormaktan korkmamasını öğreten ve ona düşünme cesareti kazandıran kişidir. Bazen bir öğretmenin sınıfta söylediği tek bir cümle, bir öğrencinin hayatındaki yönü değiştirebilir.

Ancak eğitim sorumluluğunu yalnızca öğretmenin üzerine bırakmak da doğru değildir. Aile, okul ve toplum aynı hedef doğrultusunda hareket etmelidir. Çocuğuna kitap okumasını söyleyen ama kendisi hiç kitap okumayan bir yetişkinin verdiği mesajla, çocuğuyla birlikte kitap okuyan bir ebeveynin verdiği mesaj aynı değildir. Çocuğa yalnızca “başarılı ol” demek kolaydır. Asıl mesele ona nasıl çalışacağını, başarısız olduğunda nasıl yeniden başlayacağını ve emeğin neden önemli olduğunu gösterebilmektir.

Bugün Türkiye’nin geleceği yalnızca ekonomide, teknolojide veya savunma sanayiinde şekillenmiyor. Asıl mücadele sınıflarda veriliyor. Çünkü teknoloji üretecek mühendis de, hastasını tedavi edecek doktor da, ülkenin hukukunu uygulayacak hukukçu da, yeni nesilleri yetiştirecek öğretmen de bugün bir okul sırasından geçiyor.

Bu nedenle eğitim politikalarına yalnızca kısa vadeli bir harcama kalemi olarak değil, uzun vadeli bir ülke yatırımı olarak bakmak gerekiyor. Bir ülkenin insan kaynağı ne kadar güçlü olursa bilim, teknoloji, ekonomi ve kültür alanlarında üretme kapasitesi de o kadar artar.

Yeni eğitim-öğretim yılında çocuklarımızdan yalnızca daha yüksek notlar beklemeyelim. Onlardan daha çok okumalarını, daha fazla soru sormalarını, araştırmalarını, üretmelerini ve düşünmelerini isteyelim. Onlara başarının sadece sınavdaki bir puandan ibaret olmadığını anlatalım.

Çünkü bir ülkenin gerçek geleceği, bugün sınıflarda yetişen çocukların bilgisi, karakteri, üretme kapasitesi ve dünyayı anlama gücüyle şekillenecektir.

Okullar yalnızca diploma veren kurumlar değildir. Okullar, toplumun geleceğini inşa eden yerlerdir. Bu eğitim-öğretim yılında hedefimiz yalnızca daha başarılı öğrenciler yetiştirmek değil; daha iyi düşünen, daha iyi üreten, daha bilinçli, özgüvenli ve daha sorumlu insanlar yetiştirmek olmalıdır.

Yeni eğitim-öğretim yılı öğrencilerimize, öğretmenlerimize ve ailelerimize hayırlı olsun. Geleceğimizi emanet edeceğimiz çocuklarımıza iyi bir eğitim, verebileceğimiz en değerli miraslardan biridir.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *