Gerçeklerden Haberdar Olun
İstanbul
Açık
15°
Ara
Damga Gündem Mimarın hakkı, kentin hakkıdır

Mimarın hakkı, kentin hakkıdır

TMMOB Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi Trakya (Bakırköy) Temsilciliği, 5 Ekim Dünya Mimarlık Günü’nde Mimarlar Meclisi’nin kuruluşunu ilan etti Baruthane’de düzenlenen etkinlikte, meslek örgütünde karar alma süreçlerinin daha katılımcı hale getirilmesi, mimarların mesleki sorunlarının ortak akılla ele alınması ve kent politikalarında meslek insanlarının söz sahibi olması hedefi öne çıktı

Okunma Süresi: 9 dk

TMMOB Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi Trakya (Bakırköy) Temsilciliği tarafından 5 Ekim Dünya Mimarlık Günü dolayısıyla Bakırköy Baruthane’de düzenlenen etkinlik, yoğun katılımla gerçekleştirildi. Dünya Mimarlık Günü’nün kutlandığı buluşmada aynı zamanda Mimarlar Meclisi’nin kuruluşu kamuoyuna duyuruldu. Yeni yapılanmanın; mesleğin güncel sorunlarını birlikte ele almak, farklı alanlarda çalışan mimarları ortak bir zeminde buluşturmak, komisyonlarda yürütülen çalışmaları ortak bir çatı altında toplamak ve mesleğin geleceğine ilişkin ortak bir gündem oluşturmak amacıyla hayata geçirildiği belirtildi. Etkinlikte TMMOB Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi Trakya (Bakırköy) Temsilciliği Başkanı Ayça Yazıcı, TMMOB Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi Yönetim Kurulu Sekreteri Ahmet Erkan, Bakırköy Belediye Başkanı Ayşegül Özdemir Ovalıoğlu, İBB Genel Sekreter Yardımcısı, Tarihi Kentler Birliği Genel Sekreteri Oktay Özel ve Mimarlar Odası Trakya Temsilciliği Yönetim Kurulu Üyesi Ömer Yeşildağ konuşma yaptı.

Mimarlar Meclisi’ni kuruyoruz

Gecenin açılış konuşmasını yapan Ayça Yazıcı, Dünya Mimarlık Günü’nün yanı sıra Mimarlar Meclisi’nin kuruluşu açısından da önemli bir gün yaşandığını söyledi. Mimarlar Odası’nın yalnızca bir kurum olmadığını belirten Yazıcı, Oda’yı “bir üyenin sorun yaşadığında kapısını çaldığı, genç bir mimarın mesleğe başladığında kendisini yalnız hissetmediği, deneyimli bir mimarın yıllar içinde biriktirdiği bilgisini aktardığı ve kentte yanlış giden bir mekânsal duruma itiraz edildiğinde o itirazın karşılığını bulduğu ortak bir zemin” olarak tanımladı. Yazıcı, göreve geldikleri dönemde “Oda, üyelerinin hayatında ne kadar var?” sorusunu sorduklarını ve bu anlayışla Mimarlar Meclisi’ni kurma hedefi ortaya koyduklarını belirterek, amaçlarının Oda’yı yalnızca yönetilen bir kurum olmaktan çıkarıp üyelerinin aktif olarak söz söylediği, ürettiği ve karar aldığı bir yapıya dönüştürmek olduğunu ifade etti.

Komisyonlar genişletiliyor

Mimarlar Meclisi’nin temelini oluşturacak komisyon çalışmalarına dikkat çeken Yazıcı, afet, bilirkişilik, sağlıklı kentleşme ve planlama, yasa ve yönetmelikler, kent izleme ve yerel yönetimler, kadın, akademi ve eğitim, serbest çalışan, ofiste ve kamuda çalışan mimarlar, şantiye ve ücretli çalışanlar, yapı denetim, bilişim ve dijitalleşme ile kültürel mirasın korunması ve geliştirilmesi alanlarında komisyonların oluşturulduğunu söyledi. Komisyonların yalnızca isimlerden ibaret olmadığını vurgulayan Yazıcı, toplantılar yapıldığını, yeni fikirlerin geliştirildiğini ve meslektaşların sorunlarının dinlendiğini belirtti. Yazıcı, genç ve deneyimli mimarların bir araya gelmesinin mesleğin geleceği açısından önem taşıdığını ifade ederek, “İş Çıkışı Mesleki Buluşmalarımızı yaptık. Söyleşiler düzenledik. Çalıştaylar gerçekleştirdik. Bilirkişilik çalışmalarını ele aldık. Yapay zekâyı konuştuk. Restorasyonu, korumayı ve tarihi yapıların geleceğini tartıştık” dedi. Yaklaşık 4 bin meslektaşa ulaştığı belirtilen Mimari Proje Ruhsat eğitimlerine de değinen Yazıcı, bu çalışmalarla yalnızca teknik bilgi vermeyi değil, genç ve mesleğini değiştirmek isteyen mimarlara meslek yaşamlarında rehberlik etmeyi amaçladıklarını söyledi.

Mimarlık kentten bağımsız değildir

Mimarlar Odası’nın yalnızca meslektaşların sorunlarıyla ilgilenmemesi gerektiğini ifade eden Yazıcı, mimarlığın kentten bağımsız düşünülemeyeceğini söyledi. Kentte yapılan planların, alınan kararların, dönüştürülen kamusal alanların ve koruma altındaki yapıların takip edildiğini belirten Yazıcı, bilimsel ve mesleki ilkelerden uzak gördükleri uygulamalara karşı çıktıklarını kaydetti. Yazıcı, yalnızca itiraz etmenin yeterli olmadığını vurgulayarak, “İtiraz etmek önemlidir. Ama alternatif üretmek daha da önemlidir” dedi. Mimarlığın yalnızca bina üretmek olmadığını belirten Yazıcı, bebek arabasıyla kaldırımda yürüyen anneden engelli bireylere kadar herkes için nitelikli ve erişilebilir kentler oluşturulması gerektiğini ifade etti.

Mimarın hakkı, kentin hakkıdır

Dünya Mimarlık Günü dolayısıyla iklim krizi, afetler, teknolojik dönüşüm, yapay zekâ, konut krizi ve kamusal alanlar gibi başlıkların öne çıktığını belirten Yazıcı, meslek örgütünün üyelerinin yanında olması gerektiğini söyledi. Yazıcı, Mimarlar Meclisi’nin “Oda’nın kolektif karar alma kültürü” olacağını belirterek, komisyonlardan gelen fikirlerin tartışılacağı, farklı görüşlerin aynı masada buluşacağı ve kararların mümkün olduğunca birlikte alınacağı bir yapı hedeflediklerini kaydetti. “Mimarın hakkı, kentin hakkıdır” diyen Yazıcı, konuşmasını Mimarlar Meclisi’nin bütün meslektaşlara açık olduğunu belirterek tamamladı.

Birlikte karar almak, birlikte yönetmek

TMMOB Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi Yönetim Kurulu Sekreteri Ahmet Erkan ise konuşmasında Mimarlar Meclisi’nin yalnızca bir örgütlenme modeli değil, aynı zamanda katılımcı demokrasi anlayışının bir parçası olduğunu söyledi. Türkiye’de çeşitli alanlarda antidemokratik uygulamalar yaşandığını savunan Erkan, toplumun sorunlara tek tek bakmak yerine ortak bir perspektifle yaklaşması gerektiğini ifade etti. Belediye başkanları ve kamu yöneticileri açısından hesap verebilirliğin önemine dikkat çeken Erkan, siyasi parti ayrımı yapılmaksızın yolsuzluk iddialarının soruşturulması ve kamu yöneticilerinin yaptıklarının hesabını verebilmesi gerektiğini söyledi. “Hiçbir siyasi partinin arkasına sığınılarak bütün yolsuzluklarla birlikte kendinizi garantiye alacağınız bir yapı olmamalıdır” diyen Erkan, şeffaflık ve hesap verebilirliğin demokrasi kültürünün temel unsurları olduğunu dile getirdi.

Yanlış yapanın yanlışını söyleriz

Ahmet Erkan, Mimarlar Meclisi’nin farklı siyasi ve toplumsal görüşlerden insanların bir araya gelebileceği bir zemin olması gerektiğini ifade ederek, kişinin dini, inancı, kültürü veya etnik kökeni üzerinden ayrıştırılmaması gerektiğini söyledi. Mimarlar Odası açısından temel hedefin “toplum hizmetinde bir mimarlık anlayışı” olduğunu belirten Erkan, sağlıklı kentleşme, yaşanabilir kentler, herkesin konuta erişebilmesi, barış, kardeşlik ve sağlıklı çevrenin temel hedefler olması gerektiğini kaydetti. Erkan, “Kendi yandaşınızın yanlışını söylemiyorsanız, üstünü örtüyorsanız samimi değilsiniz” ifadelerini kullanarak, Mimarlar Meclisi’nin farklı kesimlerin yanlışları karşısında aynı demokratik tavrı gösterebilmesi gerektiğini savundu.

TOKİ ve tekelleşme eleştirisi

Konuşmasında mimarlık mesleğinin ekonomik yapısına da değinen Ahmet Erkan, Türkiye’de mimar ve mühendis sayısının değil, yapı üretimindeki tekelleşmenin temel sorunlardan biri olduğunu savundu. TOKİ’nin Türkiye’deki yapı üretimindeki ağırlığına dikkat çeken Erkan, serbest çalışan mimar ve mühendislerin yeterince sürece dahil edilmediğini ileri sürdü. Erkan, Mimarlar Odası’nın karşı karşıya bulunduğu sorunların yalnızca birkaç yöneticinin çabasıyla çözülemeyeceğini belirterek, daha geniş katılıma ihtiyaç olduğunu söyledi. “Mimarlar Meclisi”ni bu nedenle önemli gördüklerini belirten Erkan, Bakırköy’ün pilot bölge olarak öne çıktığını ifade etti.

Ortak akılla yöneteceğiz
 

Etkinliğe katılan Bakırköy Belediye Başkanı Ayşegül Özdemir Ovalıoğlu da Baruthane’nin tarihi atmosferinde Dünya Mimarlık Günü’nü kutlamanın kendileri açısından anlamlı olduğunu söyledi.
Baruthane’nin restorasyon sürecine değinen Ovalıoğlu, alanın kültür-sanat ve kamusal kullanım açısından değerlendirilmesinden duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Mimarlar Meclisi’nin kuruluşunu “Bakırköy’ün geleceğine yön verecek katılımcı yerel yönetim anlayışının kıymetli adımlarından biri” olarak değerlendiren Ovalıoğlu, kentlerin planlanmasında akademisyenlerin ve bilim insanlarının görüşlerinin karşılık bulması gerektiğini söyledi. Ovalıoğlu, Dünya Mimarlık Günü’nün yalnızca bina ve yapıların değil, insan hayatına dokunan kent kültürünün de kutlandığı bir gün olduğunu ifade etti. Ovalıoğlu, Mimarlar Meclisi’nin kentsel dönüşümden kamu alanlarının tasarımına, tarihi mirasın korunmasından yeşil alanların artırılmasına kadar birçok konuda belediyeye rehberlik edebileceğini ifade etti. “Bakırköy’ü ortak akılla yönetmeye, bilim, tekniğin ve sanatın ışığında şekillendirmeye kararlıyız” diyen Ovalıoğlu, Mimarlar Meclisi’nin Bakırköy’e katkı sunmasını diledi.

İstanbul şansını kaybetmemeli

İBB Genel Sekreter Yardımcısı, Tarihi Kentler Birliği Genel Sekreteri Oktay Özel ise konuşmasında Baruthane’nin tarihsel geçmişi ve kamusal kullanım anlayışıyla restore edilmesine dikkat çekti. Özel, Baruthane’nin yaklaşık 4 bin 300 metrekarelik alana yayıldığını ve dört ana binadan oluştuğunu belirterek, kampüs içerisinde kütüphane, sergi salonu ve çoklu etkinlik salonu gibi kamusal işlevlerin bulunduğunu anlattı. Özel, Baruthane’nin ortaya çıkmasında Bakırköylülerin ve sivil toplumun verdiği mücadelenin önemli rol oynadığını belirterek, kamusal alanların korunması gerektiğini söyledi. İstanbul’daki kentsel dönüşümün son dönemde hızlandığına dikkat çeken Özel, dönüşümün yalnızca yapıların yenilenmesi olarak ele alınmaması gerektiğini ifade etti. Oktay Özel, “Kent bu kadar dönüşüm içerisindeyken bu kente kamusal mekânı hâlâ niye kazandıramıyoruz?” sorusunu gündeme getirdi.

Bakırköy'de kent yoğunluğu önemli

Kentsel dönüşüm uygulamalarında mevcut yapıların yıkılıp benzer geometri ve yoğunlukla yeniden yapılmasının yeterli olmadığını savunan Özel, özellikle Bakırköy gibi yoğun yapılaşmanın yaşandığı bölgelerde dönüşümün kent bütünlüğü içerisinde ele alınması gerektiğini söyledi. İmar haklarının artırılması ve toplulaştırmanın cazip hale getirilmesi yönündeki uygulamalara değinen Özel, mevzuat düzenlemelerinin insanın hak ettiği yaşam ortamını, yeşil alanları ve sosyal donatıları oluşturacak şekilde değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. Oktay Özel, İstanbul’un önümüzdeki yıllarda büyük bir dönüşüm yaşayacağını belirterek, “İstanbul büyük bir şansı kaybedecek mi?” kaygısını dile getirdi.

Mimar Meclisi alternatif değil 

Günün son konuşmasını TMMOB Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi Trakya (Bakırköy) Temsilciliği Yönetim Kurulu Üyesi Ömer Yeşildağ yaptı. Yeşildağ, Mimarlar Meclisi’nin mevcut yönetim kurulunun karşısında veya alternatifi olmadığını vurguladı. Mimarlar Meclisi’ni, Mimarlar Odası’nın tarihsel birikimini güçlendirecek, üyelerin sözünü ve iradesini karar süreçlerinin merkezine taşıyacak ve yönetim kurulunun yükünü paylaşacak demokratik bir örgütlenme zemini olarak tanımladı.


Meclisin temelini komisyonlar oluşturacak

Mimarlar Meclisi’nin temelini komisyonların ve çalışma gruplarının oluşturacağını belirten Yeşildağ, bu yapılarda üretilen bilgi, deneyim ve önerilerin meclise taşınacağını söyledi. Yeşildağ, böylece karar mekanizmasının mümkün olduğunca tabana yayılmasının hedeflendiğini belirtti. Meclis üyelerinin kişisel temsil iddiasıyla değil, görev aldıkları komisyonların ve çalışma gruplarının iradesiyle belirlenmesinin öngörüldüğünü anlatan Yeşildağ, mimarlık alanının farklı çalışma koşullarının temsil edilmesinin önemine dikkat çekti.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *