Gerçeklerden Haberdar Olun
İstanbul
Kapalı
22°
Ara
Damga Gündem Çocuklara anayasayı anlatmalıyız

Çocuklara anayasayı anlatmalıyız

Dünya Çocuk İşçiliğiyle Mücadele Günü kapsamında konuşan İstanbul Barosu Başkanı İbrahim Kaboğlu, çocuklara anayasal hak ve güvencelerini anlatmak gerektiğini söyledi. Kaboğlu, “Çocuk işçiliği asla kabul edilmemesi gereken bir şey” dedi

Okunma Süresi: 3 dk

Dünya Çocuk İşçiliğiyle Mücadele Günü kapsamında, “Sistematik Çocuk İşçiliği ve MESEM’le Mücadele” konulu toplantıda avukatlar, gençler ile çocuklar konuştu. MESEM denildiği zaman akla sadece eğitimin gelmediğini, iş cinayetlerinde yaşamını yitiren, pres makinalarına sıkışan, yüksekten düşen, asansör boşluğunda ölen çocukların geldiğini belirten konuşmacılar “Çocuk işçiliğinin yasaklanmasını; çocukların eğitim hakkının güvence altına alınmasını, yapabilecekleri işlerin sınırlandırılmasını” istedi. İstanbul Barosu Çocuk Hakları Merkezi ve Öğrenci Sendikası, 12 Haziran Dünya Çocuk İşçiliğiyle Mücadele Günü kapsamında, “Sistematik Çocuk İşçiliği ve MESEM’le Mücadele” başlıklı panel ve söyleşi düzenledi. Avukatlar, sendika üyesi gençler ile MESEM’li öğrencilerin katılımıyla İstanbul Barosu binasındaki toplantı salonunda gerçekleştirilen program öncesinde İstanbul Barosu Başkanı İbrahim Kaboğlu ve İstanbul Barosu Çocuk Hakları Merkezi Başkanı Kardelen Ateşçi konuşmalar gerçekleştirdi. MESEM uygulamasının çocuk hakları kapsamında değerlendirildiği programda, “Çocuk İşçiliği ve MESEM’le Mücadele Programı”nın sunumu gerçekleştiren Öğrenci Sendikası çocukların hak kayıplarının önlenmesine yönelik taleplerini açıkladı.

Çocuk emeği sömürülmemeli

Toplantının açılış konuşmasını Barosu Başkanı İbrahim Kaboğlu gerçekleştirdi. Türkiye'de genellikle işçi işveren ilişkisinde bir emek sömürüsü söz konusu olduğunu ve özellikle de kayıt dışı ekonomide sömürünün bir hayli yaygın olduğunu belirten Kaboğlu, “Ama çocuklar açısından emek sömürüsü en az ikilidir. Çifte emek sömürüsünden söz edebiliriz. Bir çocuğun çocukluk dönemini yaşamasını ve haliyle bedensel ve ruhsal gelişmesini engelleyici bir sömürü. İkincisi ise çocuğun geleceğini çalan bir sömürü. Engelleme, önleme ve çalma yönünde çocuğun emeğinin sömürülmesinin kesinlikle önüne geçilmesi bulunuyor” dedi.

Çocuk haklarına vurgu yapılmalı

Gerçekten çocuklar önemseniyorsa o zaman çocukların katılım haklarının geliştirilmesi gerektiğini vurgulayan Kaboğlu şöyle devam etti: “Çocukların belli konularda karar süreçlerine katılımı önemlidir. Bu konuda dünya genelinde en önemli çalışmalar tabii ki çocukların çocuk yaşta çalışmalarının sakıncalı ve yasak olması karşısında tam tersine özellikle çevresel alanda doğal çevre, tarihsel çevre, kültürel çevre, çocukların katılımı, katılımının özendirilmesi ve gerçekten onların bu alana katılmalarının sağlanması ve bununla ilgili süreçler gündemdedir.”

Doğruyu anlatmak zorundayız

Yetişkinlerin, orta kuşakların ama daha çok yaşlı kuşakların anayasadan çok söz ettiğini, Anayasal bilgi kirliliği yarattığını ifade eden Kaboğlu; “Ama aslında bize göre anayasanın kendilerine uygulanacak olan genç kuşakları ve özellikle çocukları, daha sonraki kuşakları düşünmeksizin kendi iktidar beklentilerimize göre anayasadan söz ediyoruz. Buna hakkımız yok. Bu bakımdan çünkü gelecek on yıllarda anayasa değişiklikleri, bugünkü anayasa, gelecekte yapılacak olan anayasa değişikliği ya da yeni anayasa çocuklara uygulanacaktır uzun on yıllar boyunca.O nedenle biz yetişkinlerin görevi bugünkü yürürlükte olan anayasa üzerine çocukları bilgilendirmek. Anayasayı çocuk hakları lehine yorumlamak. Anayasanın iktidara ilişkin hükümlerinin olduğu gibi uygulanması durumunda çocukların yetişmesi konusuna ne tür sakıncalar doğuracağını ortaya koymak açıklıkla ve olası anayasa süreçlerine çocukları da katmak. Öncelikli olarak çocuklara doğa sözleşmesini, çevre sözleşmesini öğretmemiz gerekir. Ve bu iradeyi, bugünkü değerleri, olumlu değerleri geleceğe nasıl taşıyacakları bilincini onlara aşılayabilirsek eğer aşılayabildiğimiz ölçüde biz yetişkinlerin hakları konusunda daha az bencil davranmasını ama bizim haklarımızdan, özgürlüklerimizden daha önemlisi çocukların hakları olduğunu, gelecek kuşakların hakları olduğu bilincini onlara geçirebiliriz” dedi.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *