Demokrat Parti Genel Başkanı Gültekin Uysal, İstanbul İl Başkanlığı tarafından düzenlenen iftar programında siyasi parti temsilcileri, sivil toplum kuruluşları, mahalle muhtarları ve teşkilat yöneticileriyle bir araya geldi. İl Başkanı Adem İpek’in organizasyonuyla Bahçelievler Belediyesi Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilen programa yoğun katılım oldu. Salonun dolduğu gecede çok sayıda davetli ayakta kaldı. Programa, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Meclis Başkan Vekili Gökhan Gümüşdağ, Düşünce Hareketi Genel Başkanı Süleyman Aksoy, CHP, İYİ Parti, DEVA Partisi, Gelecek Partisi, Bağımsız Türkiye Partisi ve Anahtar Parti’nin il başkan yardımcıları ile ilçe başkanları ve çok sayıda STK temsilcisi katıldı. İftar sonrası konuşan İl Başkanı Adem İpek, Ramazan ayının birlik ve dayanışma ruhuna vurgu yaparak, “Aynı sofranın etrafında, aynı duaya ‘amin’ demenin huzurunu yaşıyoruz” dedi.
Merkez sağ ayağa kalkmalı
İstanbul’da güçlü olanın Türkiye’de de güçlü olacağına inandıklarını belirten İpek, İstanbul ve İzmir teşkilatlarının her geçen gün büyüdüğünü söyledi. “Bu ülkenin merkez sağda temiz, ilkeli ve kararlı bir sese ihtiyacı var” diyen İpek, siyasette ahlak, devlette liyakat ve yönetimde şeffaflık arayan herkese çağrıda bulundu. “Merkez sağın güçlü, ilkeli ve kararlı bir hat üzerinde yeniden ayağa kalkması Türkiye için bir zorunluluktur” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanlığı sistemini eleştirdi
Programda konuşan Genel Başkan Gültekin Uysal, konuşmasına Ramazan ayının manevi iklimine vurgu yaparak başladı. Türkiye’nin yalnızca kendi vatandaşları için değil, bulunduğu coğrafyanın huzur ve istikrarı için de büyük sorumluluk taşıdığını dile getirdi. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ni eleştiren Uysal, şunları söyledi: “Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile birlikte Türkiye’de pek çok garabet yaşanmıştır. Bu yaşananların önemli bir boyutu da ‘İmralı süreci’ adı altındaki süreçle ortaya çıkmıştır. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi, iktidarıyla muhalefetiyle PKK’nın Türk demokrasisini rehin almasına imkân vermiştir.”
Sandıkta olmuyorsa mahkeme!
Uysal, Türkiye’de çok partili hayata geçişten bu yana sandığın en büyük demokratik güç olduğunu belirterek, sandığın etkisizleştirilmeye çalışıldığını savundu. “Milletin iradesini sandıkta alamayanlar, mahkeme salonlarında arıyor” diyen Uysal, hukukun yürütmenin aparatı hâline getirildiğini ileri sürdü. Demokrasinin imkânlarından yararlanarak demokrasiyi zayıflatma çabası olduğunu savunan Uysal, önümüzdeki sürecin kritik olduğunu ifade etti.
Gidişat çok kötü
Konuşmasında ekonomik tabloya da geniş yer ayıran Uysal, yüksek faiz ödemeleri ve özelleştirme politikalarını eleştirdi. “Bu yıl ödenecek faiz 65 milyar dolar. 22 yılda yapılan özelleştirmeler, 80 yıllık Cumhuriyet birikimine eşit” diyen Uysal, kamu kaynaklarının kötü yönetildiğini savundu.
Emekli maaşları ve asgari ücret üzerinden karşılaştırmalar yapan Uysal, orta direğin yok edildiğini ve milyonların yoksullaştığını ifade etti.

Yanlış politikalar var
Enflasyonu “kitlelerin sessiz düşmanı” olarak niteleyen Uysal, tarım politikalarından dış politikaya kadar birçok alandaki yanlış kararların Türkiye’yi bu noktaya getirdiğini öne sürdü. “Yanlış kararların bedelini 86 milyon değil, bu yanlış kararları alanlar sandıkta ödemelidir” dedi. Konuşmasının sonunda birlik ve mücadele mesajı veren Uysal, Demokrat Parti’nin siyahla beyaz arasına sıkışan siyasi iklimde “makul çoğunluğun sesi” olacağını söyledi. Vergisini namusuyla veren esnafın, tüccarın ve emeğiyle geçinen vatandaşın yanında olacaklarını belirten Uysal, geçmişte olduğu gibi bugün de mücadeleyi sürdüreceklerini ifade etti. “Dün defalarca başardık, bugün de hep beraber başaracağız” sözleriyle konuşmasını tamamladı.